Başkanımız Yusuf Ünal’ın Kongre Konuşması

Sayın Divan Kıymetli divan başkanım değerli üyelerimiz ve kıymetli misafirlerimiz öncelikle hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.

Ben Yusuf Ünal Trabzonluyum. 3 çocuk babasıyım, ticaretle uğraşıyorum, aynı zamanda Trabzon’la ilgili bir çok sivil toplum kuruluşunun organizasyonlarına dahilim, Trabzonspor sevgisini özne yaparak taraftar kazanma misyonuna uygun bir çok sosyal farkındalık projesine imza atan Bordo mavi gönüller platformu kurucusuyum. Bölgemizin coğrafi ve kültürel mirasına uygun olarak her Trabzon insanının genlerinde var olan memleketimiz insanımız ve medeniyetimiz için mücadele edecek, insiyatif alacak ve bu konudaki en büyük motivasyon kaynağımız olan Trabzonsporumuza hizmet edeceğiz.

Değerli büyüğümüz Rahmetli Allattin Hatayoğlu ve arkadaşları tarafından Trabzonspor sevdalısı işadamı, sanayici, yönetici, teknograt, bürokrat, sanatçı, fikir önderlerinin ve taraftarlarımızın herhangi bir beklentileri olmadan Trabzonspor Kulübüne hizmet etmek için kurduğu 1967 Trabzonsporlular derneğinin hizmet bayrağını devir almaktan onur duyuyorum.
Trabzonspor’umuza hep birlikte ve hiçbir çıkar ummaksızın hizmet etmeye devam edeceğiz.

Yönetim kurulumuz ile birlikte gerçekleşmesini düşündüğümüz Bir çok projemiz var. Bunları tek tek söyleyip zamanınızı almayacağım fakat bu projelerden en önemlisi ve sizlerden bu konuda insiyatif almanızı istediğimiz projemiz, Trabzonspor’u yöneten kardeşlerimize yapacağı iyi işler için cesaret vermek, kötü ve yanlış işlerde karşılarında durup kulübümüzün çıkarlarını savunmak olacaktır.

O yüzden 1967 Trabzonsporlular derneğimizin var olan yüzlerce kongre üyesine yenilerini ekleyip Trabzonspor mali kongrelerinde, tüzük kurultaylarında ve genel kongrelerinde gündem oluşturarak Takımımızın haklarını savunmak için hep birlikte büyük bir güç olmaya çalışacağız.

Bugüne kadar Hem gelir farkı hem lobi faaliyetlerinde diğer camialarla kıyaslanmayacak kadar geride olan Trabzonspor hiçbir sekilde eşit ve adil olmayan bir yarışta her sezon hakem hataları ve futbolda adaleti tesis etmesi gereken TFF’nin yanlı tutumuna karşı verdiği mücadelede hep kaybeden taraf oldu. Sürekli kendisine karşı yapılan bu negatif ayrımcılığa karşı Trabzonspor camiası hep kendisini suçladı.

Bu yüzden Mücadelemizi içe dönük değil kulübümüzün haklarını savunmak için camiamızdan aldığımız güçle daha çok dışarırıya doğru yapacağız. Camiamızın enerjisini tüketmek yerine onları uzun vadeli plan ve programlara sadık kalmaya davet edecek, yeri geldiğinde camiayı doğruya yönlendirmek için öncü olacağız.

Evet saha içerisinde kalmak ve sahadaki doğruları arttırmak bir futbol felsefesi oluşturmak başarı için gerekli olsa da yeterli olmadığını hepimiz görüyoruz. Futbolun bu kadar değişkenlik barındırdığını görerek mücadele kültürümüzü değiştirmemiz gerekiyor. Burada en önemli şey Trabzonspor’un hakkını yedirtmeyecek iradenin ortaya konması. Hangi siyasi görüşten hangi yöre ve memleketten olursa olsun Trabzonspor’un menfaatleri etrafında birleşerek anamız, babamız ve evladımız gibi sevdiğimiz armamızı Türk futbolunun kanını emen vampirlerin insafına bırakmayacağız.

Trabzon’da yeteri kadar taraftar gurubu var. Biz Trabzonspor’lu olmanın ideolojisini oluşturmak, şehrin dinamiklerini bu coğrafyanın en büyük markası olan Trabzonspor özelinde daha etkin bir şekilde örgütlemek, ve Trabzonspor’un üzerine yüklenmiş tarihi misyonunu diriltmek için varız.

Bu misyon öyle bir misyon ki;
Trabzonspor; Mücadelesi ve başardıkları ile Dünyanın her yerinde milyonlarca taraftar kazanmasına sebep olmuş, Anadolu’nun direniş kahramanları Kuvva-i Milliyeye benzetilmesine sebep olmuştur. Şampiyonlukların üç takımın arasında pay edildiği yıllarda ortaya çıkmış gerçek bir asi halis bir oyun bozan ve tam bir baş belası olan Trabzonspor Kadim Anadolu’nun kimliği ile mücadele eden Parayı, ekonomiyi, zenginliği ve refahı temsil eden İstanbul ve İstanbul sermayesine karşı Geri bıraktırılmış Anadolu insanının da birşeyleri başarabileceğini defalarca kanıtladı. Trabzonspor taraftarının, üzerine yüklendiği bu misyon üzerinden mücadele ederek Türk futbolunda gerçek rekabeti tesis ederek biz başaracağız.

Türk futbol tarihini çok iyi bilen ve okuyan biri olarak söyleyebilirim ki; her 5 yılda bir rakiplerini domine eden mükemmel bir kadro kuruyor. Ve bu sezonlarda hakem çetesi, şike ve teşvik işleri devreye girip Trabzonspor’un ekonomik kazanımlarını ve ona gönül verenlerin mutluluğunu övüncünü ve emeklerini çalıyor.
Defalarca zorluklarla kurduğu kadrolar yetiştirdiği gençler heba oluyor. kazanacağı nice başarılar başlamadan bitiriliyor. Belki Türkiye’nin en zengin en büyük ve defalarca Avrupa kupası kazanabilecek takımın kadroları her seferinde dağıtılıyor.

Geçtiğimiz sezon tüm rakiplerine şubat ayında şampiyonluğunu kabul ettirerek görkemli bir şampiyonluk yaşadık. Şampiyonluk sevincini dünyada milyarlarca insan tarafından izlenen bir gövde gösterisine dönüştürdük. Evet zirveye çıktık ama önemli olan zirveye çıkmak değil zirvede kalmaktır. Bizde 1967 Trabzonsporlular derneği olarak Kendi değerleri ile üreterek sporun dostluk ve kardeşliği pekiştiren anlayışı ile kulübümüz Trabzonspor’u profesyonel bir yapıya kavuşturulması için Tüm camia ile beraber etki mekanizması oluşturacağız. Kulübümüzün Dünya Kulübü standartlarına ulaştırılması ve Trabzonspor’un kendi gelirleri ile yönetilebileceği kalıcı mali kaynaklara sahip olması için projeler üreteceğiz. 1967 Trabzonsporlular derneği olarak, bu doğrultuda Kurumsallaşma, Şirketleşme, Tesisleşme ve Altyapı konularını öne çıkartarak Trabzonspor Kulübü için uygulanabilir stratejiler geliştiren ve bunları projelendirerek kulübüne sunan fikirler ortaya koyarak kulübümüze fikri destekler sunacağız. Trabzonspor’un kazandığı bu muhteşem şampiyonluğu sürdürülebilir başarıya dönüştürmek için projelerimizle destekleyeceğiz.

Değerli arkadaşlar çok iyi çalışkan bir yönetim kurulu hazırladık beraber çalışarak derneğimizi sevdamız Trabzonspor’un emrine sunacağız.

Sözlerime bir çağrı ile son vermek istiyorum.

Hayde ayağa kalkın Uşaklar!
Türk futbolundan Alacağımız bitmedi.
Daha çok üzeceğiz üç büyütülmüşleri
Bir şehrin övüncünü mutluluğunu çalanları,                   kumpas diyerek hırsızlığı örtenleri
Algı oyunları ile adil rekabeti bozanları.
Türk futbolunu Ali Cengiz oyununa kurban edenleri.
Haksızlığı kendine hak görenleri.
Kısa çöp uzun çöpten hakkını alacaktır elbette
Bu dünya kalmayacak haramilere.

Selam ve Saygılarımla